05 Ekim, 2021
15 Mayıs, 2022
19/12/2021
Diccon Lloyd-Smeath's Champions League Insider
to read

Rakibi sahaya yayma felsefesi - MHP Riesen Ludwigsburg’a hızlı bir bakış

LUDWIGSBURG (Almanya) -  John Patrick önderliğindeki MHP Riesen Ludwigsburg takımlarının sert ve fiziksel olarak dominant oynamalarına alışığız. Özellikle de tam saha baskı ve hücum ribaundlarındaki üstünlükleri ile rakiplerini darmadağın ettiklerine tanık olmaya aşinayız. Alışık olmadığımız şey ise Ludwigsburg’un devlerini hücum verimlilik tablolarının en tepesinde görmek. Ancak bütün sezon boyunca zirvedelerdi.

Yukarıdaki tabloda iki farklı çizelge var: biri her takımın Hücum ve Savunma verimliliğini gösteriyor. Aşağıda yer alan çizelge ise açık sarıdan (kötü) koyu yeşile (iyi) doğru ilerliyor ve Net Verimlilik Puanını gösteriyor. Ludwigsburg’un sağ alt köşede olduğunu görüyoruz. Bu da her iki verimlilik puanında da gayet iyi durumda oldukları anlamına geliyor. Hücum Verimlilik Puanında 100 pozisyon başına 120.4 sayıyla, 120.6 sayı atan Galatasaray’ın ardından ikinci sıradalar. Ayrıca genel Net Verimlilikte de 100 pozisyon başına +15,3 sayı ile ikinci sırada yer alıyorlar.

Formül çok basit ama etkili. Bu Ludwigsburg takımı rakibi dört veya beş oyuncuyla üçlük çizgisinin etrafına dağıtmak ve sahadaki beş oyuncuyu mümkün olduğunca çok topu yere vurup oyun yaratabilen oyuncuyla doldurmak istiyor. Sahada çeşitli rolleri üstlenebilen, esnek dört veya beş oyuncuyla oynamak başka; bu beş oyuncunun da topu yere vurabilip cezayı kesebilmesi bambaşka bir şey. Bu da rakip savunmacılar için çok zorlu bir mücadele yaratıyor. Özellikle de kadrosunda Shermadini veya Guerra gibi geleneksel uzunların yer aldığı Tenerife tarzı takımlar için.

Aşağıdaki kesiti izlediğinizde ilk fark edeceğiniz şey 12 numaralı Jonah Radebaugh’un tam süre tükenmek üzereyken, hiçlikten avantaj yaratabilmek için çabuklukla attığı ilk adım (Jonah muhteşem bir keşif olmadı mı sizce de). Ancak bu sette asıl dikkat edilmesi gereken şey Ludwigsburg’dan 7 numaralı Jonathan Baehre’nin esnek beş numara oyunu. Perdeden çıktıktan sonra Baehre hızlıca köşedeki boşluğu görüp oraya gidiyor ve köşeden kullandığı jump shot ile iki sayılık isabeti buluyor. Bu köşeden yaptığı iki buçuk sayı denemesinde %50 isabetle oynuyor bu yüzden bu oyun da çok şaşırtıcı değil aslında. Bu sezon birkaç kere daha topu yere vurup pozisyonları bitirdiğine tanık olmuştuk.

 

Yukarıdaki videoda anlatmak istediğim asıl konun altını çizmek için Jonathan Baehre örneğini verdik ama olay bütün takımla ilgili. Ludwisgburg çok fazla şut kullanmıyor. Maç başına 24.4 şut atıyor ancak bu şutlarda %41.8 isabet ile atıyorlar. Bu istatistikle BCL’de, %44 ile şut atan Hereda San Pablo Burgos’un arkasından ikinci sıradalar. Ludwigsburg aynı zamanda şut girişimlerinin dağılımı konusunda da oldukça eşsiz bir konumda. Wolfarth-Botterman ve Herzog maç başına 10 dakikadan fazla süre alıp da bir şut denemesinden fazla denemesi olmayan tek oyuncular.

Aynı şekilde aşağıdaki videoyu izlediğinizde de ilk fark edeceğiniz şey 5 numaralı çaprazına doğru topu sürüp çembere hücum eden Justin Simon’un atletizmi olacaktır. Farkındalığımızın olması gereken bir diğer konu ise John Patrick’in tercih ettiği beşin içinde 13 numaralı Yorman Polas Bartolo beş numara oynuyor ve içeri devrilmek veya kısa köşede smaç yapacak oyuncunun yerinde olmak yerine pick-and-pop oynuyor. Bunun sonucunda ise Ludwigsburg hücumu eğer perdelemelerden sonuç alamazlarsa, savunmayı kırabilecek bir perimetre eşleşmesini kovalayabileceklerini biliyorlar. Böylece rakip blokçular perimetre etrafında Polas Bartolo gibi oyuncuların peşinde giderken çemberin etrafında her zaman alan oluyor.

 

Aşağıdaki videodaki set ise bu sezon Ludwigsburg maçlarında en sık karşılaşacağınız set. Oyun Radebaugh’un topu 21 numaralı Darden’den elden teslim almasıyla başlıyor. Darden daha sonra Baehre’nin perdesinin arkasından içeri hareketleniyor ve aynı zamanda savunmanın zayıf tarafına yerleşiyor. Genellikle bunun devamındaki akışta Baehre’den Radebaugh’a perde gelir ancak bu sefer savunma dışarı çekilmiş olduğu için perdeye gerek kalmıyor ve Radebaugh köşeye direkt olarak pası verip Hulls’a bomboş bir şu kullandırtıyor.

 

Burada da Ludwigsburg’un aynı tür bir oyun oynadığını görüyoruz ancak bu sefer topu elden teslim ettiği pas yerine Polas Bartolo topu tutuyor ve oyun zayıf tarafta birkaç aşamalı perdeleme ile devam ediyor. Bu oyunda altını çizmek istediğim şey ise Almanların bu perdeleri nasıl kaydırdığı. Bu da Tenerife’nin hücuma karşı engel oluşturmasına ya da agresif bir pick-and-roll savunması yapmasına engel oluyor. Sonucunda Darden bir perdeden çıkıyor ve hücum avantajı yaratıyor. Polas Bartolo yine hareketli pivot konumunda, bu beşte 2.10’luk Giorgi Shermadini onu savunuyor fakat biz onun zayıf taraftaki köşede konumlandığını ve takımına alan açtığını görüyoruz. Bu oyunda sıçrayarak şut atmak yerine gözyaşı damlası bırakmayı tercih ediyor. Shermadini için yardım getirmek ve yardımın ardından Polas Bartolo’yu savunmak oldukça zorlu bir görev.


Of course, going with a spread (slightly positionless) offense also has a knock-on effect on a team's defense. If you don't have giants in the paint protecting the rim, you need to be very good guarding the ball because you might be leaving the same space at the rim that you want to attack on the opposite end. Just as well this is a John Patrick team and guarding the ball is what they do best.

Tabii ki dağınık (neredeyse pozisyonsuz) bir hücumla oynamak takımın savunma tarafını etkiliyor. Eğer boyalı alanda çemberi savunan dev uzunlarınız yoksa topu savunma konusunda çok iyi olmak zorundasınız çünkü rakipte hücum etmek istediğiniz boş alanı savunmada kendi pota altınızda bırakıyor olabilirsiniz. Tabii ki bu bir John Patrick takımı ve topu savunmak onların en iyi yaptığı şey. Ludwigsburg savunma pozisyonlarının %32’sinde tam saha baskı savunması yapmayı tercih ediyor. Bu konuda ikinci sırada olan takım %15.9 oranında tam saha baskı savunması yapan Oldenburg. Ludwigsburg bu konuda en yakın takımı ikiye katlamış durumda.

Aşağıdaki videodaki oyun ise klasik bir Ludwigsburg oyunu. 20 numaralı Rawle Alkins toplu oyuncuyu serbest atış çizgisine yakın bir yerden alıyor ve Todorovic’e adeta yapışıp bırakmıyor. Gözünüzün alabildiği her yerde savunmanın ellerini görebilmek mümkün ve potaya giden oyuncunun da karşısında kalmayı başarıyor. Bu da Polas Bartolo ve Baehre’nin dışarı çıkmak veya yardıma gitmek yerine içeride kalabilmesini sağlıyor. Tenerife’nin bu kadar çok dripling yapıp, şut öncesi hiç pas vermediği hücumlara çok az tanık oluruz. Hiç onların tarzı değil. Bu tip bir savunma baskısı bir takımın kimyasını kolaylıkla bozabilir. Lenovo Tenerife gibi bir takımınkini bile.

 

Daha kısa daha çabuk beşlerin bir diğer avantajı da perdelemelerde daha çok adam değiştirme yapabiliyor olmanız. Aşağıdaki oyunda Ludwigsburg’un Jonathan Baehre’ninki hariç tüm perdelerde her şeyi değişerek savunduğunu görebilirsiniz.

John Patrick’in “rakibi etrafa yayalım” hücumu şu ana dek hatasız işliyor. BCL’de oynadıkları beş maçın ardından grubun zirvesindeler ve son 16’ya kalmayı garantilediler. Almanya’da ise 11 maça çıktılar ve BBL’de üçüncü sıradalar. Her şey gayet pozitif görünüyor. Bir sonraki maçta evlerinde Promotey ile karşılaşacaklar. İki takımın son karşılaşması Ludwigsburg’un Ukrayna’da aldığı 22 sayı farklı galibiyetle sonuçlanmıştı.

Ronen Ginzburg’un takımından bu kez çok daha sert bir karşılaşma beklemeliler çünkü normal sezonu yükselişte bitirecek gibi duruyorlar. Kesin olan tek şey ise son 16’da Galatasaray ile aynı grupta olacaklar ve şu ana dek ligin en iyi hücum eden iki takımından hangisinin daha iyi olduğunu görme fırsatımız olacak. Galatasaray’ın temposu ve Ludwigsburg'un bu tempoya rahatlıkla ayak uydurabilecek kısa beşleri düşünüldüğünde bu hiçbir basketbol severin kaçırmak istemeyeceği bir karşılaşma olacak. İki takım da sezonun bu erken döneminde Final Four adayı gibi görünüyor.

Diccon Lloyd-Smeath

Diccon Lloyd-Smeath

Diccon is a basketball coach and analyst living in Madrid. Constantly digging in the crates of box scores and clicking through hours of game footage. Diccon is on the hunt for the stories within the stories. If you like to get a closer look at what’s going in the Basketball Champions League, you have found it.