05 Ekim, 2021
15 Mayıs, 2022
01/02/2022
Long Read
to read

Değişimler - Unicaja'ya daha yakın bir bakış

MALAGA (İspanya) – Unicaja nihayet cesur bir adım atıp Basketbol Şampiyonlar Ligi’ne katıldığında Avrupa basketbol peyzajında dalgalanmalara yol açtı. Normal sezonda grubunu lider bitirmesinin ve sezonun şu ana kadar ligin en verimli savunması olmasının akabinde, halen bu kararı maksimize etme yolunda. Hatta, eğer aşağıdaki tabloya bakarsak, görebiliriz ki Top 16’da sezonun flaş takımı Cluj Napoca’ya karşı iç sahada kaybetmiş olmasına rağmen Unicaja 100 pozisyon başına 98.3 sayıyla ligin hala en iyi ikinci savunma reytingine sahip. Ve 100 pozisyon başına 11.8 ile en iyi ikinci net reytinge sahip; sadece ligi kasıp kavuran MHP Riesen Ludwigsburg’un gerisinde.

Başantrenör Fotios Katsikaris’in kendisi BCL’e yabancı değil, bu turnuvayı o zamanki adıyla Iberostar Tenerife’yle birlikte 2017’de tecrübe etti. Tenerife, Quin Snyder’ın asistanı olarak Utah Jazz’de geçirdiği dönemin direkt olarak öncesinde çalıştığı kulüptü. Şu an Avrupa’ya dönüşünün üçüncü yılında olan Katsikaris bize BCL’nin ilk tecrübesinden bu yana nasıl değiştiğini, NBA’in koçluk felsefesini değiştirme biçimini ve yeniden Avrupa başarısı tatmanın bu kulübe ne anlam ifade edeceğini anlattı.

 "Lig kesinlikle çok gelişti," dedi Katsikaris. "Büyüyen bir turnuva görüyoruz, küçük ama doğru adımlarla," dedi açıklamasını genişletmeden evvel, "Formatı seviyorum; bir anlamda çok insani."

Fotios Katsikaris evde hissediyor.

Sportif başarı kriterine bağlı açık girişle oluşan insani format, elemelerden gelen dört takımdan üçünün Top 16’da yer aldığına tanık oldu. Fakat Unicaja’nın Cluj Napoca karşısında öğrendiği üzere, insani demek zayıf demek değil. "Seviye yüksek. Lavrio ve Dijon’a karşı hazırlık yaparken şemalarımızda bunu hissettik. O maçları kazanmanın sözde favorisiydik ve kaybettik." dedi Katsikaris.

The Jazz

Lig değişti ama Fotios Katsikaris’in Tenerife döneminden bu yana ne kadar değişti? Halihazırda uluslararası etkiye açık Utah Jazz’in teknik ekibindeki uluslararası sorumlusu olarak Igor Kokoskov’un yerini almasının akabinde, Katsikaris kendisini parlak ama talepkarlığıyla meşhur Quin Snyder’la günde 24 saat telefon başında buldu. "O harika bir öğretmen. Çok talepkar, Avrupa felsefesindeki bir koça yakın," dedi Snyder’ı tarif ederken. "Basketbolu günde 24 saat yaşıyor; her zaman hazır olmalısınız zira gecenin üçünde ondan bir mesaj alabilirsiniz," diyerek anımsıyor. "Bu gerçekten yaşandı," şeklinde doğruladı Katsikaris, ünün bazen bir mit olduğunu ancak bu durumda bunun geçerli olmadığını belirtmek istercesine.

Fakat Katsikaris’te iz bırakan, sonu gelmez iş ahlakından çok daha fazlasıydı. The NBA, rekabet etmek için gerekli olan muazzam organizasyon seviyesiyle iyi bilinir ve ayrıca elit spordaki en zahmetli ve talepkar takvimlerden birini yönetirken takımlarını hazırlamak için koçların ihtiyaç duyduğu yaratıcı yöntemlerle de bilinir. Jazz’deki tüm uluslararası etkiye rağmen, bu etki – özellikle oyuncuların fiziksel yüklerini sorumsuzca artırmaksızın onları hazırlamaya gelince – Katsikaris’in birkaç fikir edinmesiyle birlikte belli ki çift yönlü.

"Özel bir deneyimdi ve buradaki takımıma da aktarabildiğim bazı şeyler var." dedi Katsikaris.

"Geçmişte, grupla birlikte ısınmalar için yarım saate yakın zaman harcardık," diye tarif etti. "Topla zorluğu gitgide artan hız çalışmaları yapardık, 12 dakika açma germe... Bugün, itiraf edebilirim ki antrenmanımın otuz dakikasını çöpe atıyormuşum," dedi Katsikaris açıksözlülükle. "Şu anda bunu yedi veya sekiz dakikada yapıyorum; böylece antrenmanım anında kısalıyor,"  diyerek devam etti. "Bir saatten uzun antrenman yaptırmıyorum ve daha iyi sonuçlar elde ediyorum zira ihtiyacımız olan yoğunluğu koruyoruz."

Jaime Fernandez parkeye attığı her adımda yoğunluk getiriyor.

Koçlar denedikleri ve güvendiklerine tutunmakla, özellikle Avrupa’da iyi bilinir. Bu seviyede çalışan, antrenman zamanını neredeyse yarı yarıya azaltmaya gönüllü koçları bulmakta zorlanabilirsiniz. Katsikaris için, değişim sadece fiziksel yükle alakalı değil, ayrıca yoğunluk ve oyuncularının tüm antrenman boyunca zihinsel odaklanmalarını korumalarıyla alakalı.

"Eğer analiz edersek, mevzu fiziksel kısım olduğu kadar konsantrasyon," şeklinde izah etti. "Oyuncularıma gereğinden fazla zihinsel baskı kurmak istemiyorum zira basketbol antrenmanımın verimli olmasını istiyorum."

Daha kısa, daha odaklı ve verimli antrenmanlara olan bu itki, tekrarların yaratıcı planlama ve teknolojiyle değiştirilmek zorunda olması anlamına geliyor.

"Çokça detayı, uygulamayı sevdiğim için geçmişte eğer takım iyi çalışmazsa veya görmek istediğimi yapmazsa bir alıştırmada on, hatta on iki dakika harcıyordum," diyerek dürüstçe hatırlıyor Katsikaris. "Şu anda bir hücum veya savunma alıştırmasında doğru uygulamayı istiyorum fakat o kadar fazla tekrar ettirmiyorum." dedi. Bu tekrarlar, asistanları tarafından antrenmanların kayıtlarıyla oluşturulmuş bireysel video analiz klipleriyle değiştirildi. Bu videolar ardından oyuncuların tabletleriyle veya mobil cihazlarıyla, koçların oyuncuların bu videoları izleyip izlemediğini takip etmesini sağlayan bir aygıt aracılığıyla paylaşılıyor.

Daha kısa, daha yoğun, hatta maç gibi antrenmanlar ayrıca alıştırmalar arasında daha az dinlenme süresi anlamına geliyor ve oyuncular bir saat boyunca zihinsel ve fiziksel olarak tamamen hazır olmak zorunda olduklarını biliyor. Avrupa basketbolu gibi günde iki antrenmanın yaygın olduğu bir dünyada, “antrenman” ve “keyif” cümleleri konu oyuncular olduğunda bir araya gelmez ancak Katsikaris için bu tam da onun tecrübe ettiği şey. "Oyuncular keyif alıyor çünkü geldiklerinde hazır olmak zorunda olduklarını biliyorlar." diyerek anlattı. 

Ancak her şey değişmiş değil. "Çalışma felsefemi değiştirdim, basketbol felsefemi değiştirmedim." şeklinde açıklıyor Katsikaris.

Basketball felsefesi

"Bir koçtan hiç duymadığın bir şey söylemeyeceğim," iddiasında bulunuyor Katsikaris. Neredeyse her koç bu iddiada bulunacaktır, özellikle koçluk kültüründe alçakgönüllülüğün norm olduğu yerlerden gelenler. Ancak eğer kulaklarınızı açarsanız ve daha sonra gelecek şeyleri dinlersiniz, her biri oyuna dair inançlarını genellikle çok önemli farklarla tarif edecektir. Ayrıca size düzenli olarak kadrolarındaki oyuncuların önemli olduğunu söyleyeceklerdir ki bu da (elbette) sağduyudur.

Neredeyse her koç size ayrıca koşmak ve yüksek tempo basketbol oynamak istediklerini söyleyecektir. Bu, şut saatinin ilk saniyelerinde, savunma henüz tamamen organize olmamışken her zaman kazanılacak kolay avantajların olmasından ötürüdür. Katsikaris şaşırtmayan bir şekilde bu fikri felsefesinin temel taşı olarak belirlemiş ya da kendi ifadeleriyle: "Kararların hızı, vücudun hızı, bir maçta daha fazla pozisyona sahip olmayı seviyorum," diyor daha fazla açıklama yapmadan evvel. "Hücumda topu aldığımız an, alan paylaşımı en önemli şey. Ardından sahayı nasıl koştuğumuz ve sahayı nasıl açtığımız gelir."

Bu alıntıdan itibaren, Katsikaris’e özgü farkları duymaya başlıyoruz ve ayrıca o farkları Unicaja sahadayken de buluyoruz. Bu Unicaja kadrosu; Bouteille, Brizuela, Alonso, Fernandez ve Barreiro gibi dış oyuncu yetenekleriyle bezeli. Sahayı koştukları her an iki köşenin de mümkün olduğunca çabuk dolduğunu görürsünüz. Bu, bir yandan bu grup için tamamen mantıklı ancak geçiş hücumunda iki köşeyi de doldurmak her takım için (özellikle Avrupa’da; NBA’de bu durum çok daha yaygın) söz konusu değil.  "Köşeleri doldurmayı seviyorum ve ayrıca pasın ileri doğru gitmesini istiyorum," diye tarif ediyor Katsikaris. "Becerikli oyunculara sahibiz."

 

Geçiş hücumuna çıkmak için evvela topa ihtiyacınız var ve topu almak için de savunma yapmalısınız. Katsikaris için savunma, tavır ve yürekle başlıyor. "Benim için savunmada oyuncuların arzusu çok önemli," dedi. "Savunma yapabilen ve vücudunu takımın ihtiyacı için ortaya koyabilen ama bunu yapmayan tembel oyunculardan nefret ediyorum," diyerek kendisini kabulleniyor. 

Bu Unicaja takımının savunmada çok iyi olmasının sebeplerinden biri, kadronun ne yapılması gerekiyorsa yapmaya istekli oyunculardan oluşması. "Bu basitçe takımımızın profili," şeklinde açıkladı Katsikaris. “Biz fizikli bir takım değiliz; dış oyuncularım ufak fakat çabuk ve zeki. Fakat biliyorsunuz ki savunmada geçen yıldan bu yıla geliştik, savunmada daha büyük efor gösteriyoruz."

Çabuk ve zeki bir dış hattın size sağladığı bir şey, savunma tarafında uyumlu ve esnek olma becerisi ve Katsikaris için bu, kendi kapsayıcı felsefesine mükemmel uyuyor. "Bazı koçların savunmada herkese karşı oynattığı bir felsefesi vardır. Ben bir temel oluşturmaya çalışıyorum ve ardından her şey personele ve rakibimizin oyununa bağlı oluyor.”

Aşağıdaki ilk klipte Unicaja’nın en yaygın savunma konseptlerinden ikisini tek bir pozisyonda görebiliyoruz. Başlarken topu David Holston’ın ellerinden mümkün olduğunca çabuk çıkarmak (anlaşılabilir) istiyorlar. Onları ikili oyunda agresifçe tuzak savunması yaparken görüyoruz. Burada ilk önemli konseptle tanışıyoruz. Katsikaris #9 Diaz’ın son adam olmasını, boyalı alanın derinlerinde, neredeyse alan savunması yapmasını istiyor ki bu Dijon bir köşeyi boş bırakırken daha da zor. "Arkada üçgen bir alan savunması istiyoruz ve eğer bir köşe boşsa bir alan yaratmak daha da zor oluyor." diyerek açıklıyor.

 

Videoyu tekrar izlerseniz ve bu sefer ekrandaki oklara dikkat ederseniz, “Derin Adam Değişme” isimli ikinci bir konsepti göreceksiniz. #43 Carlos Suarez bir pas ötesine yardım götürüyor ve Diaz şutörü kapatmaya giderken geçilince adam değiştiriyor. Bu derin adam değişme ayrıca diğer savunmacıların da kendi adamlarında kalmalarını sağlıyor ve drive and kick oyunundan kolay üçlükler yememeye izin veriyor. Adam değişmenin akabinde, Diaz’ın işi Suarez’in adamına olabildiğince çabuk ulaşmak. Bu vaziyette #7 Bareiro’nun adamın yerine ekstra pası kapatmaya gittiğini de görüyoruz; adamının şut atamayan bir oyuncu olmasının sonucu olarak güç bulabildiği bir şey.

Aynı konsepti Unicaja geçiş hücumunu savunurken bir daha görüyoruz. Bu sefer Diaz, #32 Guerrero geçildiğinde derin adam değişimini gerçekleştiriyor. İşler, Diaz hücum faul almaya çalışırken yere devrilince planlandığı gibi gitmiyor ve #21 Abromaitis bir sonraki kapatmaya zorlanıyor ancak bu sefer pasın yerine şutörü kapatmanın ölümcül kararını veriyor ve Nizhny’nin daha iyi şutörünü şut çıkarmaktan alıkoyuyor.

 

Bu derin adam değişme konsepti, Unicaja’nın ACB’nin en iyi geçiş savunan takımlarından biri ve pozisyon başına 0.7 sayı izni verdiği BCL’de de geçişlerin en iyisi olmasının sebebinin parçası. Bu ayrıca Unicaja’nın ikili oyunda veya topsuz perde aksiyonlarında, temelde herhangi bir 2’ye 2 aksiyonu savunmak istediğinde uygulayabileceği bir şey. "Her zaman son adam vardır, 2’ye 2 savunma yapmaya karar verdiğimiz anlar dışında," şeklinde açıklıyor Katsikaris. "Zayıf taraftan ne zaman bir yardım yoksa, son adam da yoktur; derin adam değişme uygulanır."

Aşağıdaki klipte Unicaja’nın 2’ye 2 oyunda topa gelen perdeyi savunduğunu görüyoruz. Guerrero gerektiğinde derin adam değişimi uygulama pozisyonunda ama #3 Fernandez perdenin üstünden geçebiliyor ve değişimden evvel pozisyonunu alabiliyor. Bu ayrıca Diaz’ın adamında kalmasını ve köşeye basit bir pası vermemesini sağlıyor. "Bir kısa bir uzuna karşı (adam değişme sonucu) potaya gittiğinde, tek opsiyonunun şut olmasını istiyorum," dedi Katsikaris.

 

Bu strateji perdeyi savunan uzunun keskin bir dengeye sahip olmasını gerektiriyor. Yardım veya adam değişme pozisyonunda olmalı ama aynı zamanda adamına da geri dönebilmeli. Beyaz maskesiyle bir eskrimciyi düşünün; öne adım atıyor ve güvenli alanına dönüyor. Topu savunan kısanın da perdenin üstünden geçmesi için savaşması ve aynı zamanda toplu oyuncunun kalçasında kalması gerekli. Ne kadar zor olduğunu vurgulamak için aşağıdaki klibi izleyin. Nizhny perdeyi yılan gibi kıvırmayı başarıyor ve toplu oyuncuyu içeri döndürüyor. Ayrıca "Gortat Perdesi" adı verilen, Guerrero’nun bir daha perdelenerek adam değişmesine mani olan hareketi mükemmel uyguluyorlar.

 

Artık hücum felsefesine geçiyoruz ve bir kez daha Katsikaris’in Utah’taki döneminin daha az müdahale eden bir yaklaşımı benimsemesi anlamında gözlerini açtığını görüyoruz. "Bu da değişen bir şey. Çok derin değil, çok şiddetli değil ancak artık yüksek hızlı bir maçta, NBA’de, oyunun hızı ve stilinden ötürü 15 ila 20 kötü hücumunuz olabilir. Burada 5 ila 10 kötü hücumunuzun olabileceğibi söyleyebiliriz." dedi Katsikaris. Sayılabilir riski kötü hücumlar anlamında kabullenme ayrıca oyuncuların da set belirlememe (veya sadece “akışına bırakma”) ve o kötü hücumlardan arınma arasında bir denge bulmasını sağlıyor.

"Her zaman ilk altı ila sekiz saniyede hücum edebileceğinize ancak ondan sonra durmamaya inandım,"  diye açıklıyor Katsikaris. "Geçişlerden sonraki iki, üç saniyeyi kaosa hücum etmek için istiyorum," diye devam etti. "Geçiş savunması durmanızı ister ama birinin gevşeyeceği veya oynamaya hazır olduğu kritik bir an olur. Bu tip oyunlar koçun daha az kontrol sahibi olduğu oyunlardır ve ardından kararları analiz edebiliriz."

Aşağıdaki klip mükemmel bir örnek. Unicaja 2’ye 2 savunmayı doğru yapıyor ve top kaybettiriyor. #3 Fernandez, müteakip geçiş hücumunda bir set belirlememeyi tercih ediyor ve “kaosa” alçak posttaki Suarez’le oynayarak atak ediyor. Unicaja ardından oyunu savunmaya göre okuyor ta ki #83 Bouteille kolay bir iki sayı için topsuz hareketlenene kadar.

 

"Katsi"

Konseptlerden ve geçişten oyun kitabına doğru ilerlersek, Katsikaris onunla birlikte kendi önceki takımlarından gelen sadece iki hareket veya aksiyonunun olduğunu söylüyor. Diğer her şey bu gruba göre uyduruldu veya bir araya getirildi. Belli bir set gittiği her yere Katsikaris’le birlikte gidiyor. Çokça koçun her kadroya rahatça öğreteceği, basit bir oyun paketi oluyor. Pek azı onları adlarıyla özdeşleşecek kadar verimli kullanabildi.

"İspanya’da soyadımdan yola çıkarak buna ‘Katsi’ diyorlar. Bunca yıldan sonra hala çok verimli. Herkes biliyor; bu bir Shuffle varyantı." diyerek açıklıyor Katsikaris. Hatta bu “Shuffle” varyantını BCL podcast’imizin Film Odası köşesinde işlemiştik. O an isminden habersizdik.

Ancak o açıklama tüm hikayeyi anlatmıyor. Shuffe cut aksiyonunun bu versiyonu veya ardışığı, Katsikaris’in Dusan Ivkovic’ten öğrendiği ve AEK ile 2005’te dahi kullandığı bir şey. "Çokça takım Shuffle oynuyor ama bizimki gibi değil," diye anlattı. "Dört numara zayıf taraftadır ancak çoğunlukla pasördür; normal bir Shuffle’da dört numara perde aksiyonundadır."

Dört numarayı pasör olarak konumlandırarak, shuffle aksiyonunu sergileyecek daha çok alan olması için boyalı alanı boşaltıyor. Axel Bouteille gibi sırtı dönük oynayan bir kısa forvetiniz varsa bu size kesinlikle yardımcı oluyor fakat aşağıdaki oyunda da olduğu gibi Barreiro’nun üç numarada olup daha ufak bir oyuncuyla sırtı dönük oynadığı ve posttan topsuz koşucuya pozisyon yarattığı büyük bir beşe olanak tanıyor.

 

Unicaja’nın gerçekten öne çıktığı son alan, topsuz perdeleri kullanma şekilleri. Unicaja’nın “Katsi” aksiyonuyla Nizhny’ye işkence etmesiyle aynı şekilde Dijon’u aşağıda şutör için sıralı perdeyle sonuçlanan “Horns” setiyle cezalandırdığını gördük.

 

Sıralı perdelerin bir başka yaratıcı uygulaması da aşağıdaki videoda. Bu sefer “kıvrılma” olarak bilinen aksiyonda, şutör perdelerin arasından koşmak yerine dönüp ilk perdeciye perde yapıyor. Abromaitis gibi şutör uzunlar işin içindeyken savunması çok zor bir aksiyon.

 

Kulüp ve kültür

"Kulüp Avrupa basketbolu ve kupa kazanma geçmişine sahip," dedi Katsikaris ve haklı. Bu kulüp daha 2017’de EuroCup’ı kazandı. Bu ayrıca Berni Rodriguez ve Jorge Garbajosa’nın kulübü. Bir başarı ve o başarıya yerli oyuncularla ulaşma kültürü var. "İspanyol oyunculara çok yatırım yapıyorlar. İspanya’da en çok İspanyol oyuncuya sahip takımız," diye açıklıyor Katsikaris. Bu açıkça tecrübeli Yunan koçun rahat ettiği bir baskı ve ona çok aşine bir spor tutkusundan geliyor. "Buradaki taraftarlar inanılmaz," dedi. "Kazanmanıza yardımcı olarak o Akdeniz tutkusuna sahipler fakat çok da iyi oynamazsanız, o kadar mutlu olmuyorlar," şeklinde açıklıyor Katsikaris AEK’te başlayan ve Bilbao, Valencia, Hapoel Jerusalem ve Aris gibi kulüplere uzanan koçluk kariyerinin hikayesini yüzünde bir gülümsemeyle anlatırken.

Bu tip bir kulüp için BCL Final Four’a ya da daha ileriye yol almak harika olur ama öncelikle, Top 16’nın azgın sularında yönünü bulması gerek. Felaket Cluj Napoca karşısındaki ilk maçta, sadece yenildiklerinde değil, aynı zamanda Micheal Eric’i de sezonu kapattıran bir sakatlığa kurban verdiklerinde vurdu. Onun yerini üç kez BCL şampiyonu Dejan Kravic’le çabucak doldurdular. Sırp asıllı Kanadalının baskı ACB’de de mevcutken takıma çabucak alışması gerekecek zira takım orada da bir iyi sonuç serisinden faydalanabilir. Unicaja ve Katsikaris için sezonun önemli bir anı. Bir sezonda üst üste iyi sonuçların büyük başarı hikayelerini doğuran çığlara dönüşebileceği anlar bunlar. Fakat yokuş aşağı yol çok kaygan olabilir. İlerlemek için tüm tecrübeleri ve kültürlerinden ders çıkarmaları gerekecek.

Sırada Jose Maria Martin Carpena Arena’da tehlikeli Belçikalılar Filou Oostende var. Oostende muhtemel ki BCL’nin en hakkı yenen takımı, özellikle hücumda. Unicaja savunma makinesinin son viteste çalışması gerekecek.

 

Diccon Lloyd-Smeath

Diccon Lloyd-Smeath

Diccon is a basketball coach and analyst living in Madrid. Constantly digging in the crates of box scores and clicking through hours of game footage. Diccon is on the hunt for the stories within the stories. If you like to get a closer look at what’s going in the Basketball Champions League, you have found it.